|
|
|
|
|
|
Adam resepsiyonda bekliyormuş. Arkadasındaki güzel bayanı görememiş. Ve birden dirseği kadının göğüslerine dokunmuş. Adam: - "Hanımefendi eğer kalbiniz de göğsünüz kadar yumuşaksa beni affedersiniz", demiş. Kadın da bunun üzerine: - "Beyefendi eğer penisiniz de dirseğiniz kadar sert ise oda 406'da bekliyorum." |
|
|
|
|
|
|
|
Adamın biri evlenmiş, iki ay sonra da Avrupaya iş gezisine gitmiş. Bu arada karısı da komşusuyla kırıştırıyormuş. Bir gün yine komşusuyla yataktayken kocası gelmiş ve zile basmış, kadın "eyvah kocam" deyip adamı saklamak için yer aramaya başlamış. Adama, "sen kapının arkasına saklan, kocam seni görüp sorarsa Japonya'dan istediğimiz robot geldi derim", demiş. Kocası içeri girmiş ve "karıcım çok kudurdum hadi yatalım", demiş. Kadın da "yorgunum daha sonra" demiş. Adam "ben banyoya gidip bi duş alayım sonra yatarız" derken kapının arkasındaki adamı görmüş, bu da kim?" diye hiddetlenmmiş. Karısı da kocacım Japonya'dan istediğimiz robot bu" deyince, adam, "duştan önce şunu düzeyim" demiş ve geçmiş robotun arkasına. Yüklenmiş ama girmiyo, başlamış karısına bağırmaya: "Ya şu Japonlar robotu çok iyi yapmışlar ama deliğini küçük yapmışlar. Sen oradan matkabı getir de deliği büyüteyim" demiş. Bunu duyan komşusu başlamış bağırmaya: - "TEKRAR DENEYİN BELKİ ALIR, TEKRAR DENEYİN BELKİ ALIR, TEKRAR DENEYİN BELKİ ALIR!" |
|
|
|
|
|
|
|
İki sevgili bir ağacın gölgesinde otururlar.Delikanlının tatlı sözleri arasında bir ara kız sevgilisinin kulağına fısıldar : -Sevgilim sana apandist ameliyatı olduğum yeri göstereyim. Delikanlının gözleri parlar. -Göster canım göster. Kız eliyle uzak bir yeri göstererek : -Bak şu ilerde görünen sarı bina var ya, onun üçüncü katı.... |
|
|
|
|
|
|
|
Yaşlı bir çift her yıl yılda bir gelen festivale giderlermiş. Her sene yaşlı adam gezi başına 10 dolara biletle katılınan bir uçak gezintisine katılmak ister, her sene de karısı itiraz eder ve şöyle dermiş:
- 10 dolar 10 dolardır;Üç yıl beş yıl "10 dolar 10 dolardır" derken, en sonunda yaşlı adam demiş ki;"- Bak, artık 71 yaşındayım, bu uçağa bu sene binmezsem bir daha hiç şansım olmayabilir." Fakat karısı tınmamış ve şöyle demiş;"- 10 dolar 10 dolardır...". Ama bu sırada uçağın pilotu bunları duymuş ve ikisine bir pazarlık önermiş. İkisi de uçağa binecekler, eğer uçuşun başından sonuna ses çıkarmadan dururlarsa bedava. Ama eğer çıt çıkarırlarsa, 10 dolar ödeyecekler...Yaşlı çift kabul etmiş. Ve uçağa binmişler. Pilot da bahis söz konusu olunca başlamış acayip manevralar yapmaya...Taklalar atmış, uçağı kendi ekseninde döndürmüş, ani duruşlar,dönüşler,dalışlar yapmış. Ama arkadan ses yok ! En sonunda pes etmiş ve uçağı indirmiş.Yaşlı adama dönmüş; - Bildiğim her numarayı denedim. İyi dayandınız. İkiniz de çıt çıkarmadınız...Yaşlı adam cevap vermiş: - Karım uçaktan düşünce aklımdan söylemek geldi ama, 10 dolar 10 dolardır... |
|
|
|
|
|
|
|
Adam eve döndüğünde bir kutu Viagranın Papağanı tarafından yenildiğini görünce fena halde hiddetlendi ve ceza olarak papağanını buzdolabının buzluğuna kapattı. Aradan bir kaç saat geçti, merakla buzdolabına gitti buzluğu açtı, oda ne papağan kan ter içindeydi, hayretle sordu: - "Bu ne hal?" Papağan yanıtladı: - "Donmuş tavukların bacaklarını ayırmak kolay mı sanıyorsun?" |
|
|
|
|
|
|
|
Bir gün bir adam çölde mahsur kalmış ve kendine bir çıkış yolu bulmak için yürümektedir. Adam yürür yürür ve sonunda bir tepeciğe ulaşır. Tepenin arkasından sesler yükselmektedir. Adam birilerini bulduğunu düşünüp sevinir fakat duyduğu laflara bir türlü anlam veremez. Tepenin arkasından "çember yapalım, çember yapalım" şeklinde bir ses gelmektedir. Adam tepenin üstüne vardığında arka arkaya geçmiş 15 erkeğin birbirini düzdüğünü görür, en öndeki de "çember yapalım, çember yapalım" şeklinde bağırmaktadır... |
|
|
|
|
|
|
|
Viagra kullanımının yasak olduğu Mısır'da bir mısırlı pazarda gezerken yanına bir yabancı kaçakçı yaklaşmış. "Beyefendi" demiş, "Viagra almak istemez misiniz. Sadece 100 Mısır lirası" - Değmez... - 50 Mısır lirasına ne dersiniz? - Değmez... - Peki ya 20? - Hayır değmez... - Peki ya 10 Mısır Lirası? - Değmez... - Bakın, bu hapların her bir tanesi 10 Mısır Lirasına maloluyor. Nasıl olur da "Değmez" dersiniz ! - Yo yo, Haplara değer. Ama karım buna değmez.. |
|
|
|
|
|
|
|
On yildir evlilermis.. Ama gerdek gecelerinden baslayarak, adam hep karanlikta sevismek konusunda israr etmis.. Kadincagiz yillar yili kac kez sabahlara kadar yalvarmis, bir kerecik olsun, isiklari yakip sevismek icin ama adam hep inatla "Hayir" demis.. "Kesinlikle olmaz. Ille de karanlikta sevisecegiz.." O gece kadincagiz gene isiklari yakmak icin yalvaracak gibi olmus, ama hemen vazgecmis. Kocasi on yil sonra insafa gelecek degil ya.. Vazgecmis ama sadece yalvarmaktan. Kafasina koymus, bu kez cunku.. Tam sevismenin en heyecanli ani, en doruk noktasinda elini kaydirip, yatagin bas ucundaki gece lambasinin dugmesine dokunuvermis.. Birde ne gorsun. Kocasinin beline, o yapay aletlerden biri bagli degil mi?.. "Bunu bana nasil yaparsin" diye haykirmis.. "Bunca yildir, bu isi sahte bir aletle yaptigini bana soylemedin bile.. Hemen acikla bana her seyi.. Hemen.." Adam cok ama cok sogukkanli yanit vermis.. "Tamam, tamam.. Her seyi izah edecegim sana.. Ama once sen bana su 3 cocugumuzu izah et, bakalim!.." |
|
|
|
|
|
|
|
Çok güzel bir genç kadın bir gece klubünde stiptrizci olarak iş bulmuştu. İlk kez sahneye çıkacağı için çok heyecanlıydı. Ancak ışıklar üzerinde parlar parlamaz öyle bir alkış tufanı koptu ki, heyecanı hemen yatıştı. Üzerindeki elbiseyi çıkardıktan sonra, alkışlar biraz azaldı. Çoraplarını çıkardıktan sonra ise alkış seslerinde biraz daha azalma oldu.Sütyenini çıkardığında salondan tek tük alkış sesleri geliyordu. Nihayet, üzerinde kalan son giysi parçasını da çıkarıp attı. Artık salondan tek bir alkış sesi bile gelmiyordu. Vücudunun güzelliğinden son derece emin olan yıldız adayı şaşkınlık içerisinde ön masada oturan bir adama yanaşarak sordu: - "Şey acaba vücudumu beğenmediniz mi?" Adam heyecandan soluyarak: -"Nereden çıkardınız bunu?" dedi. - "Ne bileyim. Ben soyundukça alkışlar kesildi de..." - "Tabi kesilecek" dedi adam. "İnsan tek elle nasıl alkış tutabilir ki?" |
|
|
|
|
|
|
|
Diyarbakır'da Sehmus okula gelir, tabii bizim Sehmus ilkokul talebesi, ama her tarafi yara bere icinde, hoca sorar -Sehmus oğlum ne oldu sana?, Sehmus der -Babam dovmistir. Hoca sorar: -Niye oğlum? -Valla bilmiyom hocam aksam evde yatiyik biraz sonra babamin sesini duyuyom, Ali uyudun mi Ali'den ses cikmiy Veli uyudun mi, e Veli'den de ses cikmiy Memed uyudin mi Memed'den de ses cikmiy Sehmus uyudin mi diy, ben de yok buba uyumadim diyrem oda geliy beni doviy. Bunun uzerine hoca, bak Sehmus bu gibi durumlarda uyumasan da ses etmemek lazimdir der. Sehmus kafa sallar eve gider, ertesi gun okulda Sehmus daha fena dovulmus olarak gelir. Bunu goren hoca merakla gider yanina ; -Sehmus ne oldi kim yapti,der. Sehmus: -Bubam yapmistir. -Niye Sehmus ne oldi? Sehmus anlatir:-Hocam aksam evde yatiyik biraz sonra yine babam in sesini duyuyom, Ali uyudun mi Ali' den ses cikmiy Veli uyudun mi e Veli'den de ses cikmiy Memed uyudin mi Memed'den de ses cikmiy Seyhmus uyudin mi diy, ben de uyumadim ama hic ses itmedim Bunun uzerine anam ile bubam bir giprasmaya basladiler anlamadim ne oliy biraz sonra anam dedi ki, la ihsan ben geliyom, bubam da haticem ben de geliyom dedi ben de ula nereye gidiyonuz ben de Geliyom dedim... |
|
|
|
|
|