Cep Telefonu | Hazır SMS | Oyunlar | Mizah-Eğlence | Aşk-Sevgi | Arabalar | Burçlar-Fal | E-Kart | Ünlüler | Şiir  Kitaplık | Resim Galerisi | Tatil | Spor | Müzik | Kadınca | Sohbet-Chat | Para-Şans | Hizmetler | Link Bankası

Reklam Verin !

Site Haritası

     

 Asker Fıkraları
 Av Spor Fıkraları
 Bektaşi Fıkraları
 Deli Fıkraları
 Doktor Fıkraları
 Erotik Fıkralar
 Karışık Fıkralar
 Kayseri Fıkraları
 NamıKemal Fıkraları
 Nasreddin Hoca
 Okul Fıkraları
 Politik Fıkralar
 Sarışın Fıkraları
 Temel Fıkraları
 Bilmeceler
 

 

 
   
 
 

Çince Rus devlet başkanı Brejnev Amerika'yı ziyaret ettiğinde Ford'un davetlisi olarak Beyaz sarayda davet edilmişti. Ziyaretin ertesi sabahı Ford Brejnev'e geceyi nasıl geçirdiğini sordu: Çok iyi uyudum ve ilginç bir rüya gördüm. Yaa ne gördünüz? Beyaz sarayda komünist bayrağının dalgalandığını gördüm. Brejnev'in bu cevabına Ford karşılık vermedi. Bir yıl sonra Ford'da Rusya'ya ziyarete gitti. Sabah olunca Brejnev ona nasıl uyuduğunu sordu.Ford: İyi uyudum ve ilginç bir rüya gördüm. Ne gördünüz? Kremlin'de komünist bayrağı dalgalanıyordu. Brejnev pek memnun olmuştu.Ford devam etti: Ama bayrakta acaip yazılar vardı. Ne yazıyordu ne yazıyordu? Vallahi okuyamadım zira yazılar Çince idi

 
 
 

Yüzme bilmiyor Bir ülkede bir bakan, kendisini gazetecilere hiç sevdirememisti. Ne yapsa makbule geçmiyor, basin hergün kendisiyle ugrasiyordu. Nihayet : -Öyle bir sey yapayim ki, gazeteciler mat olsun, diye düsündü ve ilan etti : -Pazar günü saat 10'da bakan denizin üzerinden yürüyerek geçecek. Pazar sabahi saat 10'da tüm basin mensuplari toplandilar orada.Bakan geldi ve elinde bastonuyla denizin üzerinde yürümeye basladi. Karsi kiyiya kadar da yürüdü geçti. Herkesin gözleri dehsetle açilmisti. Fakat ertesi günü tüm gazetelerde su baslik okundu : -Bakan yüzme bilmiyor!

 
 
 

Klasik ve Karizmatik Çok eskilerde türkiyede yaşayan vatandaşımız uzun senler yurt dışında kaldıktan sonra bir arkadaşıyla konuşuyormuş...türk siyaseti ve siyasetçileri hakkında.. telefonda sormuş - eskiden çok karizmatik bir adam vardı ismi ecevitdi ve bir de çok klasik bir politikacı olan birisi vardı..demirel..şimdi ne oldu onlara neler yapıyorlar diye bizimkisi cevaplamış - ikisi de duruyor..ikisi de başımızda hala...yanlız bitakım değişiklikler oldu..birinin karizması gitti "tik" i kaldı...diğeri ise klasiği gitti "*ik" i kaldı...onunla da anamızı belledi..biz de ona "baba" diyoruz artık ...

 
 
 

Mezar Soyguncusu Köyün birinde bir mezar soyguncusu varmış. cenaze gömüldükten bir gün sonra mezara bir gidilirmişki, mezar soyulmuş, bütün ziynet eşyaları çalınmış. köylü bu mezar soyguncusunu blirmiş bilmesinede bir türlü yakalayamazmış. gel zaman git zaman bu böyle sürüp giderken mezar soyguncusu ölüm döşeğine düşmüş ve oğlunu çağırarak; -Bak oğlum. Ben bu güne kadar sizin rızkınızı mezar soyarak çıkardım. Şimdi ölüp gidiyorum. Arkamdan tüm köylü bayram yapacak.Bir kişi bile 'Allah rahmet eylesin' demeyecek. 'ohbe öldü de kurtulduk' diyecekler, diye itirafta bulunmuş. Bu olay oğlanın çok gücüne gitmiş. Babasına; -Baba sana söz veriyorum herkes arkandan rahmet okuyacak demiş. Ve derken mezarcı ölmüş. Bütün köylü bayramda. Birkaç gün sonra köyde gene bir cenaze. Ama köylünün içi rahat. Cenaze tüm ziynetiyle beraber gömülmüş. Bir gün sonra mezarlığa gidildiğinde odane! Mezar gene soyulmuş ve eskisinden farklı olarak cenazenin kıçına koca bir kazık çakılmış. Köylüler bunu görünce; -Yahu Allah Rahmet eylesin A.. efendide mezar soyardı ama hiç olmadık kazık çakmazdı. demişler ŞİMDİKİ SİYASETÇİLERE DUYURULUR!

 
 
 

En iyi vali Adamin biri Erzurum'a vali tayin edilmis. Gitmis, görevi devralmis. Halki ve çevreyi tanimak için çiktigi gezilerin birinde köy halkina sormus : -Simdiye kadar Erzurum'a tayin edilmis valiler içinde size en çok hizmet eden hangisiydi? Köylünün biri cevap vermis : -Sizden iki önceki valiydi ; Mehmet Pasa. -Yaaaa, öyle mi, peki size ne gibi hizmetler yapti? -Daha Erzurum'a gelirken, yolda, Bayburt'ta öldü!

 
 
 

Dünya Türklerin Olacak Dünyanın gelişmiş ülkeleri bir araya gelmişler. Bir gün, en son teknolojilerle üretilmiş bir bilgisayara bütün ülkelerle ilgili verileri yüklemişler ve sormuşlar: "Dünyanın sahibi kim olacak?" Bilgisayar uzun süre bilgileri değerlendirmiş ve büyük an gelmiş. Nefesler tutulmuş. Bilgisayar, sonucu yazıcıya göndermiş. Hakem heyeti sonucu ilan etmiş. "Türkiye" Herkes şaşırmış. Mutlaka bir yanlışlık olmuştur düşüncesiyle aynı soruyu bir kez daha sormuşlar Bilgisayar uzun süre çalıştıktan sonucu yazıcıya göndermiş. "Türkiye" Tüm dünya şoka girmiş. Birisinin aklına "niye?" diye sormak gelmiş. Herkes bu fikri beğenmiş ve bilgisayara sormuşlar. "Niye?" Bilgisayar sonucu yazıcıya hiç düşünmeden göndermiş. "Herkes bir gün uzaya çıkacak ve dünya Türklere kalacak"

 
 
 

Süleyman Demirel Güniz sokaktaki evinden cikip kapinin önünde bagli hazir duran kiratina binerek Anadolu'da dolasmaya baslar. Demirel - Bi Islamköy vardi ya, Isparta'da ....ben dogdum... Bi soru vardi ya, ben demagoji yaptim... Bi kösk vardi ya, yukarlarda... ben indim...Ilksan paralari sorun olmus, ne var ki? Verdimse ben verdim. Ombudsman deme, diilim...Cumbaba deme, diilim..Ben özgürüm, sadece üzgünüm. Hazir ol kirat.. Binaleyh yeni maceralar bizi bekliyor deeh...Kiraaat. Ben özgürüm. Dis ses - Kahramanimiz siyasetle bir daha nerede karsilasacak bilin,sponsor olun. Bakanligi kapin.

 
 
 

Ajan yarışması Bir gün, CIA, KGB ve MİT teşkilatlarından hangisinin daha başarılı olduğunu tespit etmek için bir "istihbarat yarışması" düzenlenmiş.Bu yarışma uyarınca, her üç teşkilatın en iyi adamlarından oluşan 10'ar kişilik bir grubu Kongo'nun balta girmemiş ormanlarına göndermişler. Ormanın girişinde görevlerini açıklamışlar: "Ormana girip, en kısa sürede bir zürafa bulup getiren kazanır!" Önce KGB'liler gitmiş. 15 dakika sonra bir zürafa ile çıkagelmişler. Sonra CIA gitmiş. 10 dakika sonra zürafa ile gelmişler. En sonunda bizim MIT gitmiş, 7 dakika sonra bir fille dönmüşler. Yarışmayı düzenleyenler "Bu ne yaa!" diye sorunca fil atılmış, "Abi valla ben zürafayım" demiş.

 
 
 

Romeo & Juliet Yıldırım Akbulut bir gün AKM Opera gişesine gider ve eğilip 'hanımefendi 2 bilet rica ediyorum' der, gişedeki kadın gayri ihtiyari sorar 'Romeo ve Juliet için mi efendim?'. Akbulut sinirlenip 'hayır, tabii ki karım ve benim için!'.

 
 
 

Elektrikler kesik Amerikalı bir hükümet yetkilisi Şili'deki darbenin hemen sonrasında ülke hapishanelerini incelemek için Şili'ye gitmiş. Herhangi bir hapishanede bir süre inceleme yapan yetkili infaz yerlerini merak etmiş ve hep birlikte hapishanenin mahzenine inmişler. İner inmez çığlıklar duyan misafir yetkili görevlilere bunun nedenini sormuş. Görevliler de ölüm cezalarını uyguladıklarını söylemiş. Amerikalı yetkili, kendi ülkelerinde elektrikli sandalye kullandıklarını ve bu konuyu daha kolay hallettiklerini söylemiş, aynı uygulamayı yapabileceklerini uyarıcı bir dille ifade etmiş. Hapishane görevlisi 'efendim, biz de elektrik kullanıyoruz ama elektrikler kesik olduğu için şimdilik mumla idare ediyoruz' demiş.

 

Sayfa: 1 | 2 | 3

İletişim       sayac    eXTReMe Tracker  Gizlilik Politikası