Cep Telefonu | Hazır SMS | Oyunlar | Mizah-Eğlence | Aşk-Sevgi | Arabalar | Burçlar-Fal | E-Kart | Ünlüler | Şiir  Kitaplık | Resim Galerisi | Tatil | Spor | Müzik | Kadınca | Sohbet-Chat | Para-Şans | Hizmetler | Link Bankası

Reklam Verin !

Site Haritası

     

  Oyun Ana Sayfa
  Online Oyunlar
  Tek Kişilik Oyunlar
  Flash Oyunlar
  Çocuk Oyunları
  Oyun Tanıtımları
  Oyun Hileleri
  Oyun İndirin
  Oyun Resimleri

 


Oyunların Baş Harfleri: A B C D E F G H J K L M N P R S T U W
 
   

 

Manhunt

Öyle bir şey isteyin ki içerisinde şiddet size bir psikopattan beklenebileceğinin çok üzerinde ve daha önce hiç olmadığı kadar saf ve sansürsüz bir biçimde sunulsun. Düşünün bir kere... Tabiri caizse manyak bir yönetmen sizi daha ne olup bittiğini anlamadan elektrikli sandalyeden, ölüm cezasından kurtarsın, sonra da film çekiyoruz işte deyip beynini dağıttığınız her adamın ardından büyük bir tatmin duygusuyla zevkten kendinden geçsin, garip sesler çıkarsın. Siz de onun için, sopa ve levyelerle milletin kafasını dağıtın, gözünü oyun, çöp poşetini demir kabloları amacının dışında en cani biçimde boğmak ve öldürmek için kullanın. Bir de tüm bunları gizlenerek gerçekleştirin, ama amacınız asla gizlenmek değil, şiddetin sınırlarını zorlayarak öldürmek olsun. Neden bahsediyoruz bir filmden ya da vahşetten mi? Hayır, yılın epey konuşulacak oyunlarından birinden, Manhunt'tan.

Yapımlarında şiddet öğesini yoğun ve sansürsüz bir biçimde veren nadir firmalardan biri olan Grand Theft Auto (GTA) serisinden tanıdığımız Rockstar, üzerinde uzun süredir çalıştığı oyunu Manhunt ile 'oyunlarda şiddet' tartışmalarını tekrar alevlendireceğe benziyor. Yapım, derecelendirme kuruluşu ESRB'nin "M", yani 'Yüksek dozda şiddet içerir' etiketine sahip. Bu, oyunun 18 ve üzeri 'yetişkinler' için uygun olduğunu ifade ediyor. Ancak böyle olmasının genç okuyucularımız için 'kaçınma' duygusunun tam aksine yoğun bir 'cazibe' hissi uyandırdığının da farkındayız. Türkiye gibi büyük ölçüde kontrolsüz bir piyasanın acı gerçeklerinden biri bu malesef. Ancak Manhunt bu yüzden dışlanabilecek basit bir yapım değil. Gerek sunum, gerekse kalite ve oynanabilirlik açılarından yapım oyunseverlerin kesinlikle beğenisini ve taktirini kazanacaktır.

Konusundan bahsetmek gerekirse oyun, ölüm cezasına çarptırılmış J. Earl Cash adlı suçlunun 'sözde' infazından sonra başlıyor. Bu andan itibaren bizi her yerde gözetleyen ve yönlendiren yönetmenle tanışıyoruz. Karakterimizin kulağındaki küçük alıcı aracılığıyla bize yönergeler veren, bizden kısaca öldürmemizi ancak bunu yaparken mümkün olduğunca şiddetli ve gizli olmamızı isteyen bay yönetmen bizi kameralarla kaplı olduğu anlaşılan bir şehrin sokaklarına sürüklüyor. Hikaye oyunda ilerledikçe şekilleniyor dersek sanırım yanlış olmaz. Zaten yapımda amaçlardan çok araçlar öne çıkıyor. Daha açık bir dille söylemek gerekirse öldürmek değil, nasıl öldürdüğünüz önemli.

Oynanış açısından benzer yapımlara göre (her ne kadar böyle bir kavramı bu kadar net bir biçimde sunan benzer bir oyun bulmak güç olsa da, görece yakın sayılabilecek Hitman, MGS, Splinter Cell vs.) Manhunt bazı önemli değişiklikler barındırıyor. Third Person olarak adlandırılan üçüncü kişi açısından oynanan oyunda özellikle ilk bölümlerde kurbanlarınızı uzaktan avlayabileceğiniz silah bulunmuyor. Bu yüzden genellikle oyunun kavramsal yapısına uygun vahşet sahnelerini yakın plandan kullanılabilecek envanterinizde bulunan kırık cam parçaları, levye, beyzbol sopası, fiber kablo ve çöp poşetleri!'ni kullanarak hallediyorsunuz. Ancak oyunda belirli bir seviyeye geldikten sonra size daha uzun mesafelerde etkili olabilecek çivi makineleri ve silahlarla tanışma imkanına erişebiliyoruz.

Manhunt gizlenmenin çok önemli olduğu bir oyun. Yönetmenin sizden istediği şey kurbanlarınıza hayatlarının sürprizini yapmanız. Tabi bunu yaparken yönetmeninizin tarzına uygun bir biçimde mümkün olduğu kadar korkunç ve şiddetli yollar seçmeli ve bunu sinematik bir biçimde yapmalısınız. Ne de olsa izleyicileri memnun etmeye çalışıyoruz. Nasıl yapacağınız ise size bırakılmış ama genellikle önce rakiplerinizin dikkatini çekip onları istediğiniz yöne yönlendirdikten sonra arkalarından yaklaşıp stilinize göre elinizdeki silahın çeşitli şekillerde tadına bakmalarını sağlayabilirsiniz. Bunu yaparken ne kadar şiddet kullandığınız ise sizin becerinize ve isteğinize kalmış. Yapımcı üç farklı şiddet seviyesi belirlemiş. Sırasıyla gri, sarı ve kırmızı renklerle ifade edilen bu seviyeler rakibinizin arkasında kendinizi hissettirmeden aksiyon tuşunu ne kadar basılı tutarsanız doğru orantılı olarak yükseliyor. Yönetmen genellikle kırmızı seviyesini beğeniyor. Tatmin olmanın verdiği sevinçle bağırarak 'Evet işte bu, öldür onları... mahvet!' gibisinden şeyler söylüyor.

Zorluk seviyesi ve yapay zekadan bahsetmek gerekirse oyunun sabır gerektiren zor bir yapım olduğunu söylemek mümkün. Yapımda Fetish ve Hardcore adında iki zorluk seviyesi bulunuyor. 'Hardcore' zorluk seviyesinin farkı aslen ekranınızın sol alt köşesinde bulunan harita özelliğinin olmamasından kaynaklanıyor. Böylece yakında da olsa kurbanlarınızı gözle görmedikçe yerlerini belirleyemiyorsunuz. Bunun dışında AI'da belirgin bir değişiklik gözümüze çarpmadı. Yapay zekaya gelince kurbanlarınızın epey bilinçli olduğunu söylemek mümkün. Çoğu zaman yakındakilerden yardım isteyebiliyorlar, ayrıca dövüşürken de gayet iyiler. Bu gibi durumlarda tek kişiyle dövüşürken pek zorluk çıkmasa da etrafınızda birkaç kişi varken genelde kaçmak en iyi seçenek oluyor. Yapay zeka sizi kovalarken sizinle görsel teması yitirdiğinde karanlık bir köşeye saklanarak kurtulabiliyorsunuz. Yapay zeka da haritada üç seviyedeki (sarı-turuncu-kırmızı) renklerde durumunu görmek mümkün oluyor. Sarı renkte olan kurbanlarınız sizin farkınızda olmuyor. Turuncu renktekiler sizi arayan birimleri, kırmızı birimler ise sizin konumunuzu fark etmiş birimleri temsil ediyor. Sonuç olarak bu açıdan oyun beklentilerimizi karşılıyor.

Sade, ancak kullanışlı ve hızlı bir menü sistemine sahip oyunun gerek intro ve diğer oyun içi video görüntüleri aslen oyundan alıntı olmasına rağmen gayet kaliteli görünüyor. Yükleme sürelerinin kısalığı, sistemi zorlamaması ve bonus ve ekstra level'lerle 24 kadar farklı bölüm oyunun Rockstar'ın genel çizgisinde olduğunun açık bir kanıtı... "Sadelik, kullanışlılık ve maksimum oynanabilirlik."

Daha önce de belirtildiği gibi karakterimizi üçüncü kişi kamerasından (third person) yönettiğimiz oyuna genel olarak baktığımızda yapımcının diğer önemli oyunlarından, GTA serisinden derin izler taşıdığını görüyoruz. Oyunun görsel ve fiziksel motoru, bazı ses düzenleri, hatta tuş yapılandırmaları ilk bakışta bu tür bir izlenim yaratıyor. Ancak detaylara baktığımızda belirgin farklılıklar görmek mümkün. Birçok açıdan olduğu gibi görsel açıdan oyun GTA ile karşılaştırıldığında çok daha detaylı ve net grafiklere ve efekt düzenine sahip. GTA'nın son temsilcisi Vice City ile karşılaştırmak gerekirse yapım en az kat poligon içeriyor. Karakter animasyonları gayet detaylı, öyle ki ana karakterimizin üzerinde envanterinde bulunan silahları ve araçları hareketli bir biçimde görmek mümkün. Çevre düzenleri ve bunlarla etkileşim, karakter animasyonları çarpıcı bir biçimde daha iyi ve gerçekçi düzenlenmiş. Vasatın üzerinde seyreden grafikler için özellikle de yüksek çözünürlüklerde yapımın kalitesi çok daha iyi bir biçimde anlaşılıyor.

Ayrıca günümüz donanımsal sinematik efekt teknolojileri sayesinde oyunun kavramsal yapısına uygun olarak eklenmiş öldürürken kullanılan farklı kamera açıları ve TV efekti oyuna kesinlikle ayrı bir tat katmış. Özellikle beni heyecanlandıran asıl şey oyunun GTA serisinin yılsonunda oyunseverlerle buluşacağını umduğumuz yeni temsilcisi San Andreas'ın yepyeni grafik altyapısı hakkında ipuçları vermesi oldu. Biraz düşününce bu oyundaki grafik altyapısının benzerini eğer San Andreas'da görebilirsek -ki bu çok yüksek bir ihtimal!- bu GTA serisinde grafiksel açıdan büyük bir değişim rüzgarı anlamına gelecek. Özellikle Manhunt'un performansına ve sistem gereksinimlerine baktığımızda bu konu da geniş alanlar barındıran GTA mantığına uygulanmasında herhangi bir problem ortaya çıkabileceğini söylemek güç. Yine de son sözü yapımcılar söyleyecektir.

 

İletişim       sayac    eXTReMe Tracker  Gizlilik Politikası