|
|
Shellshock: Nam '67
Vietnam'ın
sanılanın aksine yeşil değil kırmızı
ormanlarından çıkamayıp hıncını eğlence
sektöründen çıkaran Amerika, galibiyet
yüzü görmediği savaşlardan bile onlarca
epik ve boşlukta sınır tanımayan
kahraman hikayeleri çıkarmayı bildi
günümüze kadar. "Bir zamanlar askerdik",
"vallaha bak", "yalanım varsa diri diri
yaksın Vietnamlılar (!)" gibi Vietnam
savaşı hakkında tek bir bilgisi bile
olmadan yapılan (belki de vardır, örtbas
edilmediğini kim söylemiş?) dışı
şatafatlı olmasına karşın vurunca
yankılı bir "tın"lama sesi veren
filmlerden görmeye alışık olduğumuz
Amerikan propagandasının dışına çıkan,
gerçekten sıra dışı olan Full Metal
Jacket ve Platoon'dan başka aklıma
gelmiyor. Gel gelelim film sektörüne
koşar adımlarla yaklaşan oyun dünyası
için bu durum, ne yazık ki daha da
vahim.
Şu ana
kadar oynadığım en çarpıcı 'Nam oyunu
sanırım Vietcong'du. İşin ilginç tarafı
ise o oyunu yapan firmanın Amerikan
olmaması, peh. Bahsi geçen oyun
Shellshock da baştan ilgimi çeken bir
yapım olmuştu, zira yapımcısı Hollanda
asıllı Guerilla ismindeki firmaydı.
Nitekim oyun boş kahramanlık hikayeleri
ile değil, sadece kendi başını ayakta
tutmaya çalışan sıradan bir askerin
hikayesi ile ilgili -ki oyunu ilginç
yapan unsur da bu sanırım.
Ne anlattığı bile belli olmayan kahraman
(!) Amerikan askerlerinin öykülerinin
aksine Shellshock, baştan sadece silahı
tutmakla görevli, içindeki cevheri
parlayan bir askerin hikayesini taban
almış. Çeşitli görevlerle kendini
kanıtlayan ve özel güçlerin boyunduruğu
altına girmeyi başaran esas oğlanımızı
kanlı ve kulak ağrıtıcı bir macera
bekliyor olacak Vietnam'ın sinsi
ormanlarında.
For mother
America! (?)
Gel gelelim kazın silueti uzaktan hoş
görünmesine rağmen öyle değil işte; her
ne kadar Amerikalı olmasa bile Eidos'un
politikasına mahkum ve çoğunluğunu
Amerikalı oyuncuların oluşturduğu oyun
dünyası için Guerilla olaylara, vatanını
savunan Vietnam tarafından değil, ava
gidip avlanan madur (!) Amerika
açısından bakmak durumunda kalmış.
Ülkesini savunmaktan başka bir amacı
olmamasına karşın kahramanları katleden,
kafataslarını ağaç tepelerine asan, ölü
ve yanık askerleri kasaba meydanlarında
sergileyen düşmanlarla savaşıyor olmamız
eşitliği ve oyundan aldığınız zevki
(tabii tarih takıntınız yoksa başka)
fena halde baltalıyor. Özellikle
başımdan geçen bir olay kafamı monitöre
vurup kıracak kadar sinirlendirdi beni;
masum bir şekilde çiftçilik yapan
kasabalıyı öldürünce ne olacağını merak
edip bir sadistlikte bulundum ve
teğmenden "Sivilleri öldürme!" diye
fırça yedim! Sivilleri toplu halde
sıraya dizip ateşe tutan Amerika bu
oyunlarda ne hikmetse birer iyilik
perisi olup çıkıyor.. Neyse ki bu
taraflılık oyunun her tarafına
yayılmamış, birtakım bölümlerde
sivilleri de acımasızca katletmeniz
gerekiyor.
Siyaset ve tarihi bırakıp oyuna
değinecek olursak; Amerikan bakış açısı
haricinde oyun gerçeğe uygun bir
şekilde, ancak amatörce yansıtılmış.
Büyük saman yığınları arasında saklanan
bir orduya yetecek kadar cephaneler,
VC'lerin kullandığı silah ve gizli
tüneller, çiftçiymiş gibi görünüp
gözünüzün ucundan kayboldukları bir anda
Keanu Reeves edasıyla silahlarını
bellerinden çıkarıp kurşunları
saydırmaya başlayan Vietnam köylüleri,
ve daha fazlası.. En çok ilgimi çeken
şeyse Full Metal Jacket'ta gördüğüm
Vietnam'lı fahişelerin etkileşime
geçilip.. ee, öö, enteresan bir andı
tabi :) Görevlere çıkmadan önce
üssünüzde gezinmeyi unutmayın :)
Manhunt'ta tanıyıp sevdiğimiz ekranın
karıncalanması efektinin dozajı
düşürülmüş bir versiyonunu kullanan
Shellshock, bu sayede Vietcong'daki
abartı yeşillikli ormanların aksine
gerçekçi ve donuk renkli yeşil bir
temaya sahip olmuş. Eski bir belgesel
filmi izliyormuşçasına başarılı bir etki
bırakan bu görüntü filtreleme sisteminin
atmosfere olan katkısı çok büyük. Oyun
içinde müzik olmaması ve silah
seslerinin hiç dinmediği bir ortamda
yaşam mücadelesi vermek de gerçekçiliği
ve atmosferi sağlamlaştıran unsurlardan.
Özellikle son bölümdeki kalbinizin
vücudunuzdan fırlama istemini
bastıramıyor olmanız oyunun ne derece
atmosferik olduğuna dair bir kanıt;
fakat bu bölüm bana Vietcong'un son
bölümünü fazlasıyla anımsattı.
Garipsedim.
Popülasyonu İstanbul nüfusuna yaklaşan
2. Dünya Savaşı oyunlarından görmeye
aşina olduğumuz pek çok ölüm makinesi,
tetiğinin çekilmesini bekliyor
Shellshock'ta. Makineli ve ağır
oyuncaklarla oynayabileceğimiz gibi yeri
gelince helikopter silahından da
yararlanabileceğiz. Bunların yanı sıra
oyunun sonlarına doğru etrafına korku,
hüngürtü ve zırıltı saçan flame
thrower'ı da saflarımıza katabileceğiz.
Ancak aynı anda tek büyük silah
taşıyabiliyor olmamız kararsız
kişiliklilere zor anlar yaşatacak.
Kanıksadım.
Terminasker
Genelinde gerçekçilik havası sezilen
Shellshock, büyük dedelerinden kalma bir
kayıt sistemini kullanıyor. Sadece belli
kısımlara geldiğiniz zaman oyun otomatik
olarak kaydediliyor ve ölürseniz buradan
devam ediyorsunuz. Neyse ki bu
checkpoint araları çok uzun değil; gerçi
uzun olsa da bir şey fark etmiyor, çünkü
bu oyunda ölmek biraz zor. Terminatör
kırması esas oğlanımızın sahip olduğu
başına buyruk ve saçmalıkta sınır
tanımayan sağlık sistemi, bana kalırsa
"yenilik yapılmaya kasılırken çuvallama"
kategorisinde değerlendirilmeli. Üç adet
gösterge ile belirtilen sağlığımız,
hasar aldığımız sürece teker teker
dolmaya başlıyor ve üçü de dolunca
altındaki renk yeşilden sarıya
dönüşüyor. Ancak bir köşede kısa bir
süre için bekleyecek olursanız karakter,
bu göstergelerin teker teker sönmesini
sağlıyor; yani kendini
iyileştirebiliyor! Ne kadar fantas.. ee,
gerçekçi! Ayıpladım!
Görsel olarak Shellshock'un nefesi Doom
3 ile aşık atmaya yetmese de kendi
çapında başarılı sayılabilir. Abartıdan
kaçınılarak sade grafiklerin tercih
edilmesi aslında bir bakıma iyi de
olmuş, Vietcong'daki koyu ve pastel
renkler savaşın gerçekçiliğini
baltalıyordu kanımca. Yapay zeka
açısından da durum pek değişken değil,
yanındaki canciğer arkadaşı son nefesini
verdiği zaman sigara içmeye devam eden
askerler görebileceğiniz gibi bomba
atınca panikleyen canı kıymetli
düşmanlarımız da var oyunda. Velhasıl
kelam, oyunun teknik özelliklerinin bir
abartısı yok.
Bütün 'Nam oyunlarında olduğu gibi
Shellshock'un playlist'ini de 60-70'li
yılların rock müzikleri oluşturuyor.
Jimi Hendrix, Deep Purple ve
emsallerinin tarzında türkülerin
yükseldiği Vietnam ormanları müziksel
açıdan da doyurucu. Helikopterin yolunu
tutmadan önce üssünüzdeki müziğe kulak
verip ruhunuzu da beslemenizi tavsiye
ederim.
Gizli cevherler
Bölüm içerisinde çeşitli yerlere
serpiştirilmiş gizli dökümanlar ve
düşmanların dökümanları envantere
katıldığı takdirde bölüm sonunda oyun
tarafından ödüllendiriliyor. Aldığınız
her bir head shot, öldürdüğünüz her
asker ve topladığınız her doküman
kiramen katibin'vari meleklerce
kaydediliyor ve bölüm sonunda size chit
puanı olarak geri dönüyorlar. Peki bu
puanlar ne işe yarar? Topladığınız
chit'ler ile üssünüzdeki ölüm
makinelerinin sergilendiği alanı ziyaret
edebilir ve elinizdeki zayıf silahla VC
avına çıkmaktan kurtulabilirsiniz, tabii
daha fazlası da mümkün. Üssünüzdeki
bayanlarla puanlarınızı paylaşmayı ihmal
etmeyin :)
Doom 3'ten bu yana vakit geçirilebilecek
bir oyunla (aksiyon oyunu bazında
konuşuyorum tabi, strateji sevenlere gün
doğdu) buluşamayan oyun severlere,
yeryüzünün cehennemi olarak adlandırılan
Vietnam ormanları cennet gibi gelebilir.
Doom 3'ün 10'da biri kadar sürede (evet,
3 saatte bitiyor oyun) sona ermesine ve
çeşitli hatalardan dolayı saç baş
yolmalara aldırmazsanız Shellshock, 3
saatinizi zevkle geçirebileceğiniz,
hemcinsleriyle aşık atmaya nefesi
yetemeyecek kalitede orta şekerli bir
oyun, karar sizin.
| |
Platform:
PC |
Yapımcı: Guerilla |
Yayıncı: Eidos
Interactive |
| |
Tür:
Macera |
Çıkış
Tarihi: 2004 Eylül |
|
|
|