|
|
|
Atilla Sandıklı/ İlhan Güllü
TASAM YAYINLARI
Son 25 yılda sergilediği ve dünyada eşi
görülmemiş ekonomik büyüme seviyesiyle,
küreselleşme sürecinin parlayan yıldızı olan
Çin, GSYİH bakımından dünyanın altıncı ülkesi
olmuştur. 1,3 milyar nüfusa sahip olan Çin'in,
insan gücü bakımından dünyanın en büyük ordusuna
ve nükleer silahlara sahip olması, ayrıca
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde daimi
üyeliğinin bulunması, onun sadece ekonomik değil
aynı zamanda stratejik güç olarak tanımlanmasını
sağlamaktadır. Dünya Ticaret Örgütü'ne üye olmak
suretiyle Çin, dünya ile bütünleşmesini
sağlayacak en önemli adımlardan birini atmışıtr.
Ayrıca, Şanghay İşbirliği Örgütü, Güneydoğu Asya
Uluslararası Birliği (ASEAN) gibi örgütleri
dikkate aldığımızda Çin, içinde yer aldığı
örgütler aracılığıyla nüfusu dünyanın yarısından
fazlasına karşılık gelen bir bölgede etkin
olabilecektir. Bu şekilde, bölgesinde barışı
koruyarak ekonomik ve askeri bakımdan süper güç
olmak isteyen Çin'in, uluslararası ortamın uygun
olması durumunda ABD'nin bölgedeki girişimlerini
sınırlandırması mümkündür. Günümüz dünyasındaki
sosyo-ekonomik gelişmeler bizi gelecekte, ABD,
AB ve Çin'den oluşacak çok renkli bir dünyanın
beklediğini göstermektedir. |