|
|
|
Abdülbaki Gölpınarlı
İNKILAP KİTABEVİ
Gözyaşı habbaleri içinde yüzmede, derd ülkesinin
sergerdanı. Kim onu isterse lâle renginde katre
katre gözyaşlarını izleyerek bulabilir. Dudağı
şirin dilberler zevkiyle asrın ferhadı.
Kendisine atılan ve yanında toplanmış olan
kınama taşları da Bîsütûn’u. Yakuttan değersiz
değildir. Ciğer kaniyle boyandıkça kadri,
kıymeti artmadadır. Gam kafilesinin
kervanbaşısıdır, mihnet ve elem sahrasının
yolcusu. Hiç kimseden aşağı değildir. Padişah
gibi bir fakirdir, muhteşem bir yoksul. Yürüyüp
giden tahtı, gözyaşıdır, bayrağı, ah! Bela ve
derd, yanından ayrılmayan kullarıdır, cefa ve
cevir, adamları. Ne mala mülke memnun olur, ne
maldan mülkten ayrılsa mahzun. Müflistir,
aşağıdır fakat kendisini Kaarun sanır. Gönlünde
vefa definesi vardır, gözünde akıp duranla’ al
ve inci hazinesi. Ne felek onun dileğince döner,
ne kendisi isteğine erişir. |