Cep Telefonu | Hazır SMS | Oyunlar | Mizah-Eğlence | Aşk-Sevgi | Arabalar | Burçlar-Fal | Ünlüler | Şiir  Kitaplık | Tatil | Spor | Müzik | Kadınca | Sohbet-Chat | Para-Şans | Hizmetler | Link Bankası

Reklam Verin !

Site Haritası

     


 
Hilmi yavuz

Doğum Tarihi: 1905
Ölüm Tarihi: 11 Aralık 1975
Doğum Yeri: İstanbul / Türkiye


Tüm Şiirleri Görmek İçin Tıklayınız


 

Ayrılık

Sevdiğim, kemençede titretiyorken yayı,
Bülbül sustu, unuttu o eski ağlamayı.
Öyle sandım ki gökte kızıllık sardı ayı,
Sevdiğim, kemençede inletiyorken yayı...

Ağaçların dalları saygılarla eğildi,
İçimden çarpıntıyı, gözümden yaşı sildi,
Böceklerin sesleri birdenbire kesildi,
Sevdiğim, kemençede söyletiyorken yayı...
Ayın on dördü gökte yavasça yükselince,
Bir bağlama başladı önceden ince ince ...

Birdenbire gürleşip kemençeye karıştı,
Biri coşkun bir öfke, biri bir yalvarıştı.
Birini inletirken bir kadının elleri,
Birinde bir erkeğin kırılmış emelleri...
Sonra kemençe sustu... Yalnız kaldı bağlama,
Çalkalanarak diyor ki: “Boşunadır, ağlama!
Kemençen, bağlamam ve ... Gönüllerimiz kırıktır;
Her tatlı sevişmenin sonu bir ayrılıktır...

Gök onun kadar derin , o gök kadar berraktı,
Biraz sonra nazik ay bizi yalnız bıraktı...
Bu ayrılık çağının hicranını bir düşün,
Beni hala yakıyor tadı en son öpüşün!?..

Hazin hıçkırıkları bırakılmış bir kızın,
Hatırlattı bütün o eski ayrılıkları.
Söndürür neşesini gönlümüzdeki hızın,
Bırakılmış bir kızın hazin hıçkırıkları...

 

Şiirleri

Ayrılık
Bütün Türk Gençliğine
Geri Gelen Mektup
Mutlak Sevecksin

Kitapları
 

Hüseyin Nihal Atsız
İRFAN YAYINEVİ

"Ruh Adam", Türk edebiyatında pek alışılmamış çeşitte bir romandır.
Müellifin tarihi romanlarını okumuş olanlar, tarihi bir roman gibi başlayan bu eserin öyle olmadığını görecek, sayfalar ilerledikçe kendilerini aşırı bir sembolizmin içinde bulacaklardır.
Bir tarih çeşnisinin de yer aldığı roman, yaşamanın gayesini yalnızca askerlikte bulan bir subayın hayatıdır.
"Ruh Adam", kendi nefsi ile mücadele eden bir insanın macerasıdır. Edebi-ruhi tahlilini yapanlar, eserin hakikaten bir roman mı, yoksa yaşanmış bir hayat mı olduğunu kestirmekte hayli tereddüde düşeceklerdir.