|
|
Gülten
de gülüm! De ki: ela bir günde geleceğim
istanbul darmadağın olacak, saçlarım
darmadağın. Hepsi, darmadağın!
üzülme gülüm! Toparlanacağız, birlikte,
ayağa da kalkacağız, yürüyeceğiz de gülüm
hem de çelikten toprağını dele dele hayatın!
de gülüm! De ki: bitmiştir umut, bitmiştir
sevgi, bitmiştir güven!
güven bana gülüm!
sana bitmemişliği öğretecek, tattıracaktır
hasretten-hakikaten-ten değiştiren yüzüm!
göreceksin gülüm! Bekle!
hırslarımız, acılarımız gitgide ihanetlere
hainlere, ezilmelere alışacak..
göreceksin-sevinçten ağlayacaksın gülüm-ki
işte o vakit bana-doğrudur!-
şair olmak, seni sevmek pek çok yakışacak!
bak! şiirler var, mektuplar var, çocuklar var,
sokaklar var, kediler!
inan bana gülüm, ölüm yok bir tek! ölüm yok bize!
ölüm inananlar için sessizce
kara kapli kitaplardan çıkartılacak..
göreceksin gülüm! Bekle! Göreceksin!
artık hiçbir insan, hiçbir kavga ve hiçbirimiz
bu dünyada, yapayalnız, umarsız kalmayacak!
|
|
|
|
Kitapları
|
|
|
|
Küçük İskender
ADAM YAYINCILIK
Önümde bembeyaz bir sayfa var. Henüz
kirlenmemiş, sözcüklerin gizli anlamlarıyla
lekelenmiş, hayata karış, saf, ölüme karşı
çaresiz, tehlikeye karşı hazırlıksız, çirkefliğe
karşı tetikte bir sayfa. Yeni bir sayfa bu.
Geçmişini hatırlamayan, geleceğini unutmamış,
bilgiyi sevgiyle eş koşan bir sayfa. Kavgayı
rant edinmeyen. Eleştiriyi hırçınlıktan kesip
ayıran. Cesur bir sayfa. Yalnız bir sayfa.
Türkçe edebiyatın simli simasına alaycı bir
tebessüm gibi yapışan, özveriyi saadetin manası
sayan bir sayfa! Bu sayfa bana ait. Bu sayfaya
yazmam artık şart. Her şeyi, evet her şeyi bütün
açıklığıyla dile getirmem, söze getirmem, yazıya
getirmem gerek. |
|