|
|
Orman
Kendine esen rüzgarla derinleşen
yüzü bir adamın durur
ve ormana bakar, bu benim.
Damarların ugultusunu duyar bir sarnıçtan
gizli bir kente döşenmiş su yollarının
Ağaçların sararmış yaprak uçları
dalarken gökyüzünün karanlık denizine
kökler büyülü bir ışıkla aydınlanır ve toprak
yabancı bir mimariye açılır, bana ait olan.
Yalnızlık, doğunun bildik çarşısı
kendi alışverişiyle canlanır, yeni bir ırkın
kölesi masmavi bir adam haber bekler, benden
yabancı bir tapınağın tanrıçasına.
Ötmeyen soyu tükenmiş kuşun saati
alacakaranlığı gösterir, gündüze mi geceye mi
gideceği belirsiz bir yolcu gibi. Ben.
Anılar biter ve bir cumhuriyetin
sınırları silinir.
Çekilirken bir çınarın burcuna
yüzünün gölgesi olan güneş bayrağı,
bir adam çam iğnelerinden bir çelenk koyar
kayanın dibine, bir gençlik anıtı olan kayanın.
Sonra ağır ağır ağaca dönüşür
Geleceğe ve sonsuzluğa uzatır yapraklarını
sürgünde bir kıral gibi, ülkesi olmayan
Bırakır kılıcını toprağa
rüzgar ve büyüyle gelen adam
Geriye uzak bir uğultu kalır ve kimsenin yak basmadığı
bir orman.
|
|
|
|
Kitapları
|
|
|
|
Onat Kutlar
TÜRKİYE İŞ BANKASI YAYINLARI
"Onat, çağdaş Türkiye'nin bir 'önsöz'üdür; çünkü
sanatın, yazının uygarlığın 'sonsöz'ü yoktur;
üstelik, biliyorum ki bu kısacık 'Önsöz', Onat
için, hiç mi hiç yeterli değildir. Yaşasaydı,
daha neier yazabileceğini düşündükçe,
yitirdiğimizin ne olduğunu çok daha çarpıcı bir
biçimde duyumsuyorum. Ne var ki, bu yazıyı bir
ölünün değil, bir dirinin kitabına önsöz gibi
yazdığımı da söylemeliyim. Onat yaşarken
diriydi, öldükten sonra da diri kalacak."
İlhan Selçuk |
|
|