Cep Telefonu | Hazır SMS | Oyunlar | Mizah-Eğlence | Aşk-Sevgi | Arabalar | Burçlar-Fal | Ünlüler | Şiir  Kitaplık | Tatil | Spor | Müzik | Kadınca | Sohbet-Chat | Para-Şans | Hizmetler | Link Bankası

Reklam Verin !

Site Haritası

     


 
Tevfik Fikret Bölükbaşı

Doğum Tarihi: 1869
Ölüm Tarihi: 1949
Doğum Yeri: Edirne / Türkiye


Tüm Şiirleri Görmek İçin Tıklayınız


 

Sorma Hocam

Bana sual sorma, cevap müşküldür,
Her sırrı ben sana açamam hocam.
Hakkın hazinesi darı değildir,
Cami avlusunda saçamam hocam.

Kayd-i âhiretle düşmem mihnete,
Ben burda memurum şimdi hizmete,
Hayvan otlatırken gidip cennete,
Sana hülle donu biçemem hocam.

Miracı anlatma, eşek değilim,
Bildiğin kadar da melek değilim,
Günahkâr insanım, ördek değilim,
Bu ağır gövdeyle uçamam hocam.

Halka korku verme velvele salıp,
Dünya ve âhiret bu köhne kalıp,
Ben softa değilim cübbemi alıp,
İmaret imaret göçemem hocam.

Ölümden ürker mi tez ölen kimse?
Çoktan mazhar oldum ben hak nefese,
Bu demi sürerken ecel gelirse,
İşimi bırakıp kaçamam hocam.

Şarabı men etme, o değil hüner,
Aşıkım bâdesiz pek başım döner,
Gönlümde muhabbet ateşi söner,
Özrüm var, sade su içemem hocam.

Nâr-ı cehennemi önüme serme,
Günahımı döküp kaygular verme,
Kitapta yerini bana gösterme,
Ben pek o yazıyı seçemem hocam.

Feylesof Rıza'yım dinsiz anlama,
Dini ben öğrettim kendi babama,
Her ipte oynadım cambazım amma,
Sırat köprüsünü geçemem hocam.

 

Şiirleri

Galeyan-ı Aşk
Göz Aşinalığı
Gözlerin
Sorma Hocam
Tramvayda Birisine
Uçan Kuşlar

Kitapları
 

Rıza Tevfik Bölükbaşı
Prof. Dr. Abdullah Uçman
KİTABEVİ

Yenileşme dönemi Türk şiirinin kurucularında biri kabul edilen Tevfik Fikret'in ölümünün 90. yılı münasebetiyle yayımlanan bu kitapta, Tevfik Fikret'in en samimi dostlarından biri olan Rıza Tevfik'in onun hakkında değişik zamanlarda yazmış olduğu yazılar bir araya getirilmiştir.
Rıza Tevfik, onun şiir hayatındaki Sabah Ezanında, Köyün Mezarlığında ve Asker Geçerken gibi şiirlerden başlayarak Gayya-yı Vücud, Sis, Doksan Beşe Doğru ve Tarih-i Kadim gibi şiirlere doğru uzanan çizgide açıkça görülen dinden sapma ve milli değerlerden uzaklaşma temayülünün entelektüel bir buhran sonucu ortaya çıktığı kanaatindedir. Bu yüzden, Tevfik Fikret'in yirmi yaşlarında dinsiz olması ya da yirmi sene daha yaşaması halinde, bu krizi rahatça atlatabileceği düşüncesindedir...