Cep Telefonu | Hazır SMS | Oyunlar | Mizah-Eğlence | Aşk-Sevgi | Arabalar | Burçlar-Fal | Ünlüler | Şiir  Kitaplık | Tatil | Spor | Müzik | Kadınca | Sohbet-Chat | Para-Şans | Hizmetler | Link Bankası

Reklam Verin !

Site Haritası

     

  Ana Sayfa
  Ajda Pekkan
  Arif Sağ
  Aşık Veysel Şatıroğlu
  Aysun Kayacı
  Barış Manço
  Ben Deniz
  Beyazıt Öztürk
  Çağla Şıkel
  Cahit Berkay
  Candan Erçetin
  Cem Karaca
  Cem Yılmaz
  Çelik Erişçi
  Deniz Seki
  Edip Akbayram
  Emel Müftüoğlu
  Erkin Koray
  Fatih Kısaparmak
  Fatma Girik
  Fikret Kızılok
  Funda Arar
  Gülben Ergen
  Hakan Taşıyan
  Haluk Levent
  Hasan Cihat Örter
  Hülya Avşar
  İlhan İrem
  İzel
  Mehmet Ali Erbil
  Meltem Cumbul
  Müzeyyen Senar
  Nil Karaibrahimgil
  Orhan Gencebay
  Özcan Deniz
  Özdemir Erdoğan
  Sadri Alışık
  Selda Bağcan
  Semiha Yankı
  Serdar Ortaç
  Sertab Erener
  Seyfi Dursunoğlu
  Seyyal Taner
  Sezen Aksu
  Soner Arıca
  Suat Suna
  Suavi
  Tanju Okan
  Tarkan Tevetoğlu
  Volkan Konak
  Yıldırım Gürses
  Yonca Evcimik
  Zülfü Livaneli


 
Erkin Koray (1941)
Şarkı Sözleri - Midileri

Türk Rock Müziği’nin en büyük isimlerinden olan Erkin Koray, 24 Haziran 1941’de İstanbul’da doğdu. Annesi Vecihe Koray’ın, İstanbul Belediye Konservatuarı'nda Klasik Batı Müziği piyano öğretmeni olmasından dolayı, sanatçı küçük yaşlarda müzikle tanıştı. 5 yaşında annesinden piyano dersleri almaya başladıktan sonra, Alman Lisesi'nde okurken rock müziği ile tanıştı. Aynı zamanda okulda okurken konservatuara da devam etti. Sanatçı, 29 Aralık 1957 yılında, 16 yaşındayken, Galatasaray Lisesi’nde piyanoyla ilk konserini verdi.

Bu konser, Erkin Koray'ın hayatında büyük bir dönüm noktasını teşkil etti. Çünkü bu konser aynı zamanda sanatçının müzik hayatının da başlangıcı idi. İlk konserinden bir ay sonra Koray, 25 Ocak 1958’de Eminönü Halkevi’nde, 20 gün sonra da Almanya ve Avusturya Liselerinde konserler verdi ve artık konserler birbirini takip etmeye başladı. Bu konserlerden sonra gazeteler artık kendisinden "Rock'n'Roll Kralı" diye bahsetmeye başladılar.

1960'ların ilk dönemlerine gelince Koray, “Erkin Koray ve Ritmcileri” isimli grubuyla, kendisinin gitar çalıp söylediği ve rock'n'roll çaldığı bar ve klüp programları yaptı. 1962 yılında ise ilk 45’liği “Bir Eylül Akşamı”/It's So Long'u yayınladı. Çıkarttığı 45’likten sonra askerliğini 1963 - 1965 yılları arasında Eskişehir Hava Kuvvetleri Caz Orkestrası'nda gitarist - solist olarak yaptı. Askerden döndükten sonra bir süre daha İngilizce çalışmalarına ve klüp programlarına devam eden sanatçı, bu programlarından birinde İstanbul Plak şirketinin yetkilileri ile tanıştı ve 1967 yılında ülkede büyük şöhret olmasını sağlayan “Kızları da Alın Askere” isimli 45'liğini yayınladı.

Saçlarının uzunluğundan dolayı tepkiler de alan sanatçı, 1970'e geldiğinde, “Yeraltı Dörtlüsü” grubunu kurdu. Daha sonra Batı müziğini yerinde tanımak ve incelemek amacıyla, O sırada Beatles'ın da oradan şöhret olduğu, müziğin kalbinin attığı yer sayılan Almanya’nın Hamburg kentindeki Star Club'a gitti. Koray, burada her gün çalan en az üç İngiliz grubunu izledi ve bir çoğuyla da tanıştı.

Bu arada Hiccups adlı bir Alman Grubu'yla da sahneye çıktı ve daha sonra o grubun basçısı Bernhard Weber'i yanına alarak Türkiye’ye döndü ve bu olay Türkiye’de Hard Rock döneminin başlangıcı oldu.

Çıkarttığı hit parçalarla o dönem gündemde olan sanatçı, tekrar Avrupa’ya gitti ve Fransa’da Beatles'ın efsanevi ismi John Lennon'la tanıştı. Koray’ın “Yeraltı Dörtlüsü” ile müzik yaparken yararlandıkları en büyük avantaj, batıdaki Pink Floyd, Grateful Dead gibi aynı tarz gruplarından daha doğuda bir ülkede yaşamalarıydı. Dönemin Avrupalı çoğu rock müzisyeninin doğu mistisizmine ve de özellikle Hindistan'a merakı vardı ve bu merakı müziklerine de bol miktarda yansıtabiliyorlardı. Bunun en önemli örneklerinden birisi Beatles'ın önce “Norwegian Wood” adlı 45'liklerinde, daha sonra da “Sgt. Pepper's Lonely Hearts Club Band” albümlerinin “Within You Without You” parçasında ‘Sitar' kullanmasıydı. Sitar, kökeni doğudan gelen bir enstrümandı ve bu enstrümanı İngiltere'de Beatles; Türkiye'de ise o dönemlerde Rock Müziği ile oldukça ilgili bir müzisyen olan Orhan Gencebay kullanıyordu.

İstanbul’a tekrar döndükten sonra “Supergroup” ile "Yağmur" isimli 45'liğini çıkardı. Maddi sıkıntılardan dolayı dağılan “Supergroup”un ardından kısa bir süre sonra kurduğu 'Ter' adlı grupla “Hor Görme Garibi” isimli 45'liğe imzasını attı. Fakat “Ter” grubu da dağıldıktan sonra 'Stop!' isimli bir grup kuran Koray, bu grupla da uzun süre devam edemeden ayrıldı ve grup dağıldı.

Avrupa'da Alice Cooper ve David Bowie renkli yüz makyajlarıyla sahneye çıkmaya başladı ve Erkin Koray’da bu modaya uyarak sahneye renkli yüz makyajlarıyla çıkmaya başladı ve büyük ilgi gördü. Bu çalışmalarından sonra da uzun süreliğine yurtdışına gitti. Koray, yurt dışından döndükten sonra tekrar çalışmalarına devam etti ve bu çalışmalar, Türkiye'nin çok iyi bildiği “Şaşkın”, “Arap Saçı”, “Fesuphanallah” gibi çalışmalardı. Bu dönemde bu tarz çalışmalara ağırlık vermesinin yanında “Krallar”, “Hadi Hadi Oradan” gibi rock çalışmaları, hatta başlı başına rock parçalarından oluşan “Elektronik Türküler' adında bir tane de LP yaptı. 1977 yılında, son rock grubu olan “Erkin Koray Tutkusu” isimli grubunu kurup, bu grupla aynı adı taşıyan bir rock LP'si çıkarttıktan sonra uzun süreliğine tekrar yurt dışına çıktı. Koray’ın Türkiye'yi terk etmesinin en önemli sebebi, 70'lerin ikinci yarısında Türkiye'de cereyan eden politik gerginlikler ve bu gerginliklerin ülkeyi müzik yapılamayacak hale getirmesiydi.

12 Eylül Askeri Darbesi’nin haberini yurt dışında iken almasından bir yıl sonra,1982 sonbaharında, yurda dönmeye karar verdi. Yurtdışından döndükten sonra uzun bir süre tamamen solo çalışmalar yapan Erkin Koray'ın bu dönemdeki en ünlü çalışması şüphesiz 'Çöpçüler'dir.

 

İletişim       sayac    eXTReMe Tracker  Gizlilik Politikası   |   Tatil